Bir markamız için katalog çalışması yapıyorduk. Pazarlama ve Satış’tan sorumlu bir yetkiliyle görüşmeleri yaptık, işe başladık. Çekimler, stüdyo dekorasyon işleri, katalog tasarım hazırlıkları gibi konuları ilgili kişiyle görüşüyorduk. Nadiren de patronla görüşür, çayını içer, kısa bir muhabbet eder kalkardık.

Patronun adını hala hatırlamıyorum.

Bizim ekiptekiler patronu Yeşilçam’daki Arap Celâl karakterine benzettikleri için, kendi aralarında ondan Arap Celâl diye bahsetmeye başladılar. Espriler yapılırken neyse de ciddi konuşulurken de Arap Celâl diye bahsediliyordu. Artık normal olarak Arap Celâl diyorduk.

Ben işin çekim, grafik vs. işlerine yoğunlaştığım için bir süre görüşmelere pek gitmedim, ekipteki diğer arkadaşlar daha çok görüşme yapıyorlardı. Bu yüzden isimleri de tamamen unuttum.

İşin sonuna doğru onaylar, düzenlemeler, revizeler için benim de görüşmelere katılmam gerekti. Ekipçe gittik.

Pazarlama Müdürü, Patron (Arap Celâl) ve bizim ekip oturduk katalog üzerinde konuşuyoruz.

Patron bir-iki yorum yaptı. Benim de cevap vermem gerekti:

Şimdi Celâl abi, sayfanın şurası şuradan şöyle olunca, görsel de burad…

Bizim ekip kıpkırmızı bana bakıyor!

Ben de ne, n’ooldu, ne var! modunda onlara bakıyorum.

Neyse biz bi’daha çalışalım da bir kaç gün sonra tekrar gelelim diye kapattı biri konuyu, toplantıyı alelacele bitirdik.

Dışarı çıktık, yahu adama Celâl dedin ne yaptın sen diye bana çıkışıyorlar, yarı gülüşme yarı kızarma modundalar, öylece bindik araca.

Bende hâlâ jeton düşmüyor. Ne diyecektim ya, ne oldu ki, abi dediğim için mi şe’yaptınız, bey mi deseydim diye düşünüyorum daha.

Adamın adı Celâl değil diye ankesöre yumruğu vurunca biri, haznedeki tüm jetonlar döküldü, şöyle geçmişe doğru konuşulanlar gözümün önünden geçti, her zamanki gibi hızla uzaklaştık oradan.

İşin ilginç yanı, aradan yirmi yıl geçti, adamın adını hâlâ Arap Celâl sanıyorum. Gerçek adını da bilmiyorum.

Siz de böyle keyifli anlar yaşayıp bol bol rezil olmak istiyorsanız, müşterilerinize Karbonat Erol, Komodin Bahattin, Dikiş Tutmaz Sabri gibi isimler bulup kendi aranızda günde kırk defa tekrarlayın. Karbonat Erol’a benzettiğiniz birine Erol abi diye hitap ettiğinizde beni hatırlarsınız.